Tuesday, June 29, 2010

Cormac McCarthy'den pek ustaca bir diyalog

Başka bir şey var mıydı?
Daha önce de aynı şeyi sordun.
Kapatacağım da.
Kapatacaksın.
Evet efendim.
Saat kaçta kapatıyorsun?
Şimdi. Şimdi kapatıyorum.
Şimdi bir saat değil.
Saat kaçta kapatıyorsun?
Genellikle karanlık basınca.
Hava karardığında.
Ne dediğini bilmiyorsun, değil mi?
Kapatacağım diyorum. Dediğim bu.
Saat kaçta yatıyorsun?
Efendim?
Biraz sağırsın galiba. Saat kaçta yatıyorsun dedim.
Dokuz buçukta falan. Dokuz buçuk sularında.
O zaman tekrar gelebilirim.
O sırada kapalı olurum.
Önemli değil.
Niye geleceksiniz ki? Kapalı olacak.
Onu söyledin zaten.
Kapalı ama.
Yazı turada en çok ne kaybedildiğini gördün?
Efendim?
Yazı turada en çok ne kaybedildiğini gördün dedim.
Yazı turada mı?
Yazı turada.
Bilmem. İnsanlar genellikle yazı turayla bahis tutuşmaz.
Daha çok bir karara varmak için falan atılır yazı tura.
Hatırladığın en büyük karar neydi?
Bilmem ki.
Yazı mı tura mı?
Bahis ne?
Sen yazı mı tura mı onu söyle.
Ama bahsin ne olduğunu bilmem lazım.
Ne fark eder?
Senin söylemen lazım. Ben senin
yerine söyleyemem. Haksızlık olur. Doğru olmaz. Hadi söyle.
Ben bahis filan tutuşmadım ki.
Tutuştun. Hayatın boyunca tutuştun. Ama haberin yoktu.
Bu paranın üstündeki tarih kaç biliyor musun?
Hayır.
Bin dokuz yüz elli sekiz. Yirmi iki
yıldır buraya varmak için seyahat
ediyor. Şimdi vardı. Ben de öyle. Elimi kapadım üstüne.
Ya yazı ya tura. Sen söyleyeceksin. Söyle.
Bilirsem ne kazanacağımı bilmiyorum ki.
Her şeyi kazanacaksın. Her şeyi.
Söylediğiniz şey mantıklı değil beyefendi.
Söyle.
Tura olsun.
Chigurh elini paranın üstünden kaldırdı. Adam görebilsin diye kolunu hafifçe çevirdi. Aferin, dedi.

1 comment: