Bu otobüse kaç defa, defalarca, yanlışlıkla ve yalnızlıkla bindim? O kadar çok oldu ki... Artık yanlışlıkla değil, alışkanlıklarımın bir gereği olarak biniyorum. Defalarca, defalarca, defalarca... Yanlışlıkla değil ama yalnızlıkla; hatta o kadar çok ki, hep aynı adamı aynı koltukta yakalıyorum. Önce aldığı gazetenin arka sayfa güzeline göz atıyorum, sonra o iç sayfalara geçip gazetesini dörde katlıyor. Bana da ekonomi sayfasının bir çeyreği düşüyor. Bazen gazete almadığı oluyor, meraklanıyor sormak istiyorum “Gazete nerede?” diye. O derece alıştım hatalarıma... Sonunda, onlarla yaşayan; onlarsız eksik kalan bir adam oldum.
Dorothea Tanning Üzerine
2 years ago
guzel bir sehir yalnizligi anektotu olmus. begendim:)
ReplyDeleteGüzel ve doğal bir yazı, beğendim. Keşke biraz daha uzun olsaymış, metin tam okuyucuyu bir yerlere götürürken otobüs duruveriyor. Sizden yeni yazılar görebilmek dileğiyle...
ReplyDelete